27 Ekim 2011 Perşembe

Teslim ol!...

Çocuklar ve beklemekte olanlar!
Rabbin gelişiyle,O'nunla birlikte coşacak olanlar.
size söylemekte olduğum şey;
bekleyişte olduğunuz mühletin sona ermekte olduğudur..

eğer şimdi,benimle birlikte Allah'ın cehennemine teslim olanlardansanız,
bilin ki; bundan sonra artık size ateş dokunmaz!
Allah'a teslim olun çünkü O'nun egosu en katısıdır!..

evet,kasten uyarıldınız,kasten işkence gördünüz!

doğru insanlar için;
ışıkların karartıldığı,
kapıların sürgülendği günlerde!
evet! o adaletin yasak edildiği günlerde!

ama artık ne yazılıp hesaplanmış cehennem ömrüne,
ne de Allah'a karşı düşmanlık yapmaktan sakının!.

eğer bilenlerdenseniz,
insan eti için yanıp tutuşan cehenneme teslim olun!

çünkü bu teslimiyetinizden sonra,
yapmakta olduklarınızın en iyisi ile mükafatlandırılacaksınız!


yoksa nihayette-inancını yitirenlerden,
nefret edip,küsenlerden mi oldun?
hatta sen küfür edenlerdenmisin?

sana açıkça doğrusunu söyleyeyim ki;
dönemim sonunda cennete girmek için,
işte bu can alıcı mühletten,
(en azından) bıkmış,nefret edip,usanmış olmalısın!


ey İnsanoğlu;

Cehennemi yen ve öne doğru atılmaktan vazgeç!
Allah'ın ateşine teslim ol ve kendine dön!
ondan sonra tekrar başlayacaksın!
artık kendini nasıl biliyorsan öyle okuyacaksın,
çünkü,artık,bunun için yetkili kılınmışlardansın!

hani Rab,(cebrail'in yolu ile)elçisi muhammed'e ;
'ey kul (köle),haydi 'oku' da,bildir!' demişti..

hani o elçi de demişti ki;
'doğrusu,ben (kendimi) okumayı bilmem.
ben gerçekten de ağzı sıkı bir kimseyim!' demişti..

o zaman Rab,(cebrail'in yolu ile) demişti ki;

'öyle ise şimdi Allah'ın adı ile oku!
çünkü,doğrusu;O,seni bunun için seçti!
öyle ki,bu durumun,kendin için de en hayırlısıdır' demişti..

o zaman da,muhammed dedi ki;

'ben,
bu zifiri karanlık gecemde,
göğün ışıklarının heryeri aydınlattığı,
göğsümün açılıp ferahladığı-
bu gecemde;
bunları bana bildirene teslim oldum!' demişti...

...


eğer biraz düşünebilenlerdenseniz;
haydi şimdi inanın!
haydi şimdi,kitapla-hikmetle üstünüze gelişimize,inanın!


...

20 Ekim 2011 Perşembe

Korkunç Akıbet!

işte burdayım.
geleceğinizi yazıyorum.
keşke birisi değiştirebilseydi!

kurtulacak olanın,
çarmıha gerilenin,
onunla bir ömür geçirenin!,
ve son 7 yıl boyunca,aklınıza bile getiremeyeceğiniz,
insanlıkdışılığın ötelerine geçen,
hain,
zorbalıkta akıllara durgunluk veren,
ve,zorbalıkta,akıllara durgunluk vermeyi alışkanlık haline getiren,
hiçbir günaha ve suça,kesin olarak-denk getiremeyeceğiniz,
hiç bilmediğiniz,
ama kesin olarak herkesin bilecek olması tasarlanan,
iğrenme ve tiksinti duygularınında ötesinde olan,
kendisine 'iyi allah' lakabı takmış olanın,
bu işkenceleri-hala sürmektedir!

bu varlığın,kesin olarak,aranızdan hiçbir destekçisi yoktur!
köle'nin gelip geçen 'kadir gecesi'nin üstüne bile,
aklınıza bile getiremeyeceğiniz işkencelere devam eden,
bu varlığın,kesin olarak,hiçbir destekçisi yoktur!.

sen kadir gecesinin ne olduğunu nereden bileceksin?..
evet o gece,onbin geceden daha acıklıydı.
işte o talihsizin gecesinde,
gökler yırtılmıştı,sabaha kadar yağmışlardı.
hatta,o gecenin hatırına,taşlar bile çatlayıp ağlar!

bundan sonra bile;
akıllara durgunluk veren,
çok hayal kırıklığına düşüren,
çok nefret ettirip,çok küfrettiren,
işkencelere devam edenin,dostu,hiç yoktur!

bu sistem,başından sonuna kadar sapıklıktır..
ve,aslında;
uzun uzun belki anlatırım:
ama,size şöyle öz bir cümle ile ileteyim ki;
size söylenen herşey kurmacadır ve basbayağı yalanlardır.


bu arada şu gerçeği de iletmeden geçmemek lazım.
çünkü,neyin ne olduğunu bilin ki,daha iyi düşünebilesiniz.
gerçekleri açığa çıkaralım ki,
gerçekleri türlü kurmacalarla gizleyip,
insanları asıl şaşırtıp oyalatanın,
aslında zulm edenin sadece kendisi olduğu,
şu allah-u te ala'nın kim olduğunu bir bilelim bakalım!

şunu kesin olarak bilin ki,
'şeytanlar' olarak adlandırılan insanlar,
daha önceki devirlerden,eski mahkumlardır..

bunları kitapları iyi okuyarak elbetteki anlayabilirdiniz.
ama size onları kurmaca hikayeler şeklinde anlatıp anlatıp durmuş,
sonra da nasılsa büyük çoğunluğunuzun anlayamayacağını çok iyi bilen,
ve gerçekleri size,ömür ömür bindirenden,
ulaşılacak sapık nihayeti herkesten gizleyenden daha düzenbaz kim olabilir ki?

evet,şimdiki 'şeytanlar' lakaplı insanlar,aslında daha önceki dönemlerde kendilerine yapılan azaplardan sonra serbest bırakılmış olanlardır!..

yani,kuran'daki hikayeyi izah edersek,iyi bir iş yapmış oluruz.
çünkü,onlar,anlamanız çok istenmemiş bir şekilde anlatılmışlardır.

ama şimdi onları anlamanızı isteyenden,
ve suçsuz yere hainliği,inanılmaz boyutlarda görmüş olmasına rağmen,
bu nihayete kimsenin erişmesini istemeyenden,
bunları size izah edenden,daha doğru sözlü kim olabilir ki?

kitaplardaki 'ateş'in manası 'kaygı',yani 'anksiyete'dir.
'şeytan,(gördüğü azaptan sonra)'sapıklıktır bu' demişti(kuran)

ve o şöyle söyler;
'ben,senin sapık anksiyeteni çektim.
şimdi bu balçıktan yaratacağım dediğin 'insan'a mı uyayım?
(buradaki 'balçık',mücadeleci yapı anlamındadır)

allah; "neden uyamıyorsun?
yoksa,sana uyguladığım bu işkenceden sonra,
çok mu yüceldiğini düşünüyorsun?" diye sorar ise.

şeytan da-şöyle cevaplar;

"ben,alevli ateştenim!.
oysa ,bu yaratacağım dediğin balçıktandır.
gerçekten de,benim gözümde,aciz bir kimsedir o.

elbetteki ben yücelmişimdir!
ve elbetteki,senin gözünde de,ben,ondan daha hayırlıyımdır!


allah da şöyle söyler;
'madem bu kadar yüceldiğini düşünüyorsun,
haydi,şimdi,kovulmuş(nefret edip,kaçmış,öne doğru atılmış)
bir şekilde,çık oradan!(azaptan).
'ama bilin ki; ancak bir süreye kadar serbest bırakılanlardan oldunuz!'

şeytan da demiştir ki;
'öyle ise,ver bana bu mühleti!
ben,seni (zulm düzenekçisini) alt edemedim,herhalde edemem de!
ama yemin olsun ki; onları 'bu yol'dan döndürmek için uğraşacağım!
ayrıca,sen,bana,ateşte iken,zulm etmeyi,kendine meslek haline getirmiştin!
öyle ise,benim de 'yeni yetme insan'a zulm etmeye yetkim vardır!
ama şu bir gerçek ki;
ben,senin,nihayete erdirmek istediğin kölelerine karışamam.
çünkü ben bilirim ki;
onlar,işitip işitip duymazlar,bakıp bakıp görmezler!!
ne onlar bana karışabilirler,ne de ben onlara!

allah da demiştir ki;
'bu dediklerin doğrudur.
çünkü,(aslında çoğu zaman anlamanızı istemesem de)
ben her zaman doğruyu konuşurum!'

ve andolsun ki; sana "yetki"yi vermişimdir!
işte bu 'hak'tır!
onlara(insanlara) lanetim de sizin üzerinizden gitsin!



ve şeytan çıkıp gittikten sonra,allah şöyle söylenmiştir;

'ancak bir süreye kadar serbest bırakılanlardan oldunuz.
ondan sonra dönüşünüz yine banadır!
ve,özgürlüğünüzde işlediğiniz suçları bahane ederek,
sizi,tekrar cezalandıracağım.tekrar esaret altına gireceksiniz.

o zaman,size,daha önce hiç görülmemiş bir şekilde azap edeceğim!
çünkü,sizin yaptığınız eziyeti,ben,insanlara,misli katında ileteceğim!
çünkü her zaman ben sizin yaptıklarınızın misli katını yapan Allah'ım!

ondan sonra,insanoğlu bilecek!
sonra ki dönemlerde de,bunu,siz,insanoğlu'nun elinden bileceksiniz!'


...



evet çocuklar,işte bunlar tastamam gerçeklerdir!

şimdi size soruyorum;
böyle kurmaca işlerle insanları kandırandan,
aslında,onlara 'tek' zulm edenden,
şeytanlara işkence ettikten sonra,
onların üstünden dünyaya lanet okuyandan,
binbir türlü kurmacayla dünyayı yönetenden,
daha kapalı sözlü kim olabilir??


...


öte yandan;

allah,insanoğluna şöyle demiştir;
'ey İsa(insanoğlu),sen,suçların bedelini,
bana,dönemler boyunca,iki misli olarak ödeyeceksin.
son dönemde,seni,o kadar korkunç bir sıkıntıda bırakacağım ki,
ne şimdiye kadar böyle bir işkence uyguladım,ne de bundan sonra uygularım!

'ey insanoğlu; gördüğün bu zorbalıktan sonra,diriliş gününde,
bir anda,senin alnını çakmak taşından daha sert yapacağım.
artık,sen de (canlı bir mekanizmaya) hiç acımayacaksın!' (incil)

(yorumsuz)


galiba,artık daha iyi düşünebiliyorsunuzdur.
keşke her zaman böyle düşünebilseydiniz!

suçlu-suçsuz,ey zavallı dünya halkı!
emin olun ki;
bu gerçekleri her zaman herkes kavrayabilseydi-o zaman böyle olmayacaktı!


şimdilik!,bir bölümünüze(yolun sonundakilere değil!),
çok acıyan ve çok merhamet edenin katından söylüyorum ki;
yakında bilirsiniz!

bu varlığın,beni,suçum yokken,
hiç acımayıp,hiç merhamet göstermeden,
inanılmaz işkencelere tutmasına rağmen,
sizin 'sevgili' dediğinizden,ben hep zorbalık görmeme rağmen!
yemin ediyorum ki,
ben,insanlara,bütün bu yaşadıklarıma rağmen merhamet edeceğim!
insanları ve şeytanları da,O'nun elinden kurtarmak için uğraşacağım!

yeminler olsun ki;
insanların en zalimi,şeytanların en suçlusu bile,
buralara kadar ulaşan bu zorbalık karşısında,
gerçekten de,çoktan beri masumdurlar!
yeminler olsun ki;
aranızdaki en fesat kişi bile,
cehennemin fesatı karşısında,çoktan beri afallamıştır!
hatta,cehennemin kötü niyetine nazaran,onlar iyilerdir!
bir de,aranızda zorbalıkta aşırıya kaçmış olanlar,
cehennemin zorbalığına nazaran,çok insancıldırlar,
bir de onlar,aslında canayakın kimselerdir!


ÇÜNKÜ CEHENNNEM,ÇOK KÖTÜDÜR!!



...